Kaplıcaya gitmek için hasta olmayı beklemeyelim

0
294
gösterim

Kaplıcalar; Tarihsel ve Doğal Zenginlik

Termal ve mineralli suların dinlenme ve sağlık amaçlı kullanımı insanlık tarihi ile yaşıttır. Türkiye toprakları bu kullanıma şahitlik eden sayısız tarihsel kalıta sahiptir. Türkçe’de sıcak sular ve çıktıkları yerlere “ılıca” denir. Buralar, amaca uygun tesisler ve hamamlar yapılması ile “kapalı ılıca” diye anılır olmuş, sonradan da “kaplıca” sözcüğü gelişmiştir. Türkler Anadolu’ya getirdiklerinde “Çerge” (buhar banyosu) geleneğini burada karşılaştıkları Roma banyosu ile uyumlaştırarak “Türk Hamamı” kullanımını geliştirdiler.

Termal su bulunan yörelerde ise, suyu havuzlarda da kullanarak “Türk Kaplıca Hamamı” tarzını yarattılar. Böylece, hem sağlık, hem de temizlik amacıyla kaplıcaları kullandılar. Kaplıca geleneği, ülkemizin zengin mineralli sıcak su kaynakları sayesinde güçlü bir sosyokültürel bir olgu olarak varlığını günümüzde de sürdürüyor. Kaplıcaların sağlığı koruma-geliştirme, tedavi ve rehabilitasyon amaçlı modern kullanımı ise ülkemiz de dahil olmak üzere, başta Avrupa, Asya, Afrika ve Güney Amerika’da son on yılda bilimsel bilgi birikimiyle giderek güçlenen ve yaygınlaşan bir yaklaşım.

Günümüzde Kaplıcalar ve Sağlık

Herhangi bir hastalığa henüz yakalanmamışken, sağlığını koruma ve daha sağlıklı yaşama isteği ve bilinci günümüz insanının “yeni” bir karakteristiğini oluşturuyor. İşte tam bu noktada, sağlık turizmi devreye giriyor, bu bağlamda sık dile getirilen “sağlık tatili” yada “tatilde sağlık” kavramları da söz konusu. Giderek daha iyi anlaşılıyor ki, günlük yaşantının getirdiği stres, yorgunluk ve gerginliklerden uzak bir kaplıca ortamı günümüz insanının sadece fiziksel-bedensel değil, zihinsel-ruhsal sağlığı için de ideal bir atmosfer ve ortam oluşturuyor.

Sıcak su banyoları, içmeler, inhalasyonlar ve buhar banyoları gibi kaplıcalara özgü uygulamalar ile, çoğu kaplıca merkezinde uygulanan egzersiz, masaj, diyet ve beslenme ve daha başka doğal ve geleneksel yöntemler kaplıcaları “sağlık tatili” için ideal ortamlar haline getiriyor. Bu arada, wellness, fitness, anti-stres, anti-yaşlanma gibi, yani stresi, yaşlanmayı önleyici, insanı daha güçlü yapıcı birtakım kür kavramları gelişiyor. Wellness denilen “sihirli” sözcük, İngilizce, wellbeing ile fitness sözcüklerinden türetilmiş yapay bir sözcük olarak, daha sağlıklı bir yaşam amaçlı bir tatil-dinlenme için kaplıcalarda kür almayı seçme ve daha sağlıklı olarak kaplıcadan dönme anlamında da kullanılıyor.

Kaplıcaya gitmek için hasta olmayı beklemeyelim!

Hastalanmayı beklemeden, 1 ila 2 hafta yada 10 ila 12 gün süreyle yada bir hafta sonu (artarda birkaç hafta sonu tekrarlanarak) yada haftanın bir-iki günü (yine her hafta tekrarlanarak) bir kaplıca yöresinde konaklayarak yada bir kaplıca yöresinde yaşıyorsak ayaktan “kaplıca kürü” almak için, aslında herkesin en az bir nedeni olabilir;

Sağlığı koruma ve geliştirme
Günlük streslerden uzaklaşma; “Stres atma”
Kendinizle baş başa kalma
Bedensel ve ruhsal zindelik kazanma
Sağlıklı beslenme, diyet ve kilo verme
Ağrısız fiziksel ve kaygısız ruhsal aktivite
Sağlıklı yaşam tarzını yaşayarak öğrenme
Sağlıklı bir tatil geçirme veya sağlık tatili yapma

Türkiye Termal Turizmin Yıldızı Olabilir mi?

Bu gelişmeler sağlık turizmi içinde kaplıca turizmini ön plana çıkarıyor, kaplıca kürleri sadece hastalar için birer tedavi konaklaması değil, aynı zamanda sağlıklı bireyler için de sağlığı güçlendirici, destekleyici birer aktif dinlenme “tatillerine” dönüşüyor. Aslında Türkiye, böylesi “sağlık tatillerine yönelen “çağdaş bireyler” için en cazip ülkelerden biri durumunda. Özellikle, Avrupa’da Türkiye’yi kaplıca tedavisi ve kaplıca turizmi için çekici ve seçilir kılacak bir dizi faktör söz konusu. Orta ve Kuzey Avrupa insanı günümüzde artık kaplıca tedavisini tercih ederken, kendi ülkelerinden farklı iklimsel ve tarihsel, kültürel özelliklere sahip ülkeleri seçiyor.

Yakın gelecekte Türkiye, Avrupalıların kaplıca tedavisi ve sağlık turizmi için ziyaret ettikleri başlıca Avrupa ülkesi olmaya aday. Ancak, gerek hizmet, gerek tıbbi yönetim ve hizmetler ve gerekse de eğitimli ve deneyimli personel açısından eksiklerimizi hızla tamamlamak gerekiyor. Yoksa, tesis ve konaklama nitelikleri ve misafir etme hizmetlerindeki avantajlarımızı, sadece teknik donanım ithali ile destekleyerek sağlık ve termal turizmdeki Avrupa kalite standartlarına ulaşmamızın olanaksızlığı ortada.

Prof. Dr. M. Zeki Karagülle

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here